büyük mutluluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük mutluluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Eylül 2010 Pazar
oo la la la!
içimden taşan bir enerji!
Güzel bir gün
Daha da önemlisi mutlu ve çok huzurlu olduğum bir gün..
Bazen,tek bir söz bile değil tek bir suskunluk,tek bir nefes alış bile her şeyi ayrıntısıyla anlatıyor ve iyi ki de anlatıyor..
Sabır sabır dedim hala daha diyorum.Henüz daha hiçbir şeyin vakti gelmedi dolayısıyla da düzelmedi.
Ama yine de yine de yine de:)))
Ateşime su..
HAHAAAAY HAYAT ÇOK ZOR:)))))
20 Temmuz 2010 Salı
one more cup of coffee!(26 haziran)

Gerçek arkadaşlarım dostlarımla geçirdiğim günler gibisi var mı...Şu iki haftam ne kadar da güzel geçti; hafifledim, dinlendim, yine ben oldum.(bazen çok yoğun ve zorlu geçen zamanlarda koşuşturma içinde ben ben olmaktan çıkıyorum gibi geliyor)
Paylaşmak ve paylaşarak çoğalmak,hafiflemek ve hafifletmek;yıllar geçse de hayatlar, görüşler, bakışlar, amaçlar değişse de bir araya gelindiğinde aynı havayı yakalayabilmek ne büyük şans!Sadece kötü günlerde tutunabilmek de değil 'bu sefer oldu' dediğim zamanlarda da birlikte sevinebilmek, bir tehlike sezinlediğinde de onu birlikte uzaklaştırmaya çalışmak, bir başkasının hayatına dahil olmak!Çok çocuklu bir aile olmak gibi aslında kimi zaman anne baba kimi zaman abi/abla ve çoğu zaman da evin haşere çocuğu oluyoruz birbirimizin hayatında.Ya yüreklendirip cesaret veriyoruz başaracağını bildiğimiz için ya dizginliyoruz koruyabilmek için.
Ve ben var olan erkek kardeşimin varlığına her an şükretmekle birlikte kızkardeşlerim olmasını da çok isterdim;günlerden bir gün çok sevilen biriyle yeni bir yerler keşfedip onun yorgunluğuyla tıngır mıngır bir dolmuşta dönüş yolundayken onun ağızdan dökülenler Tanrı'nın bana bir kez daha istediğim bir şeye ulaşmamı sağladığını gösterdi.O çok sevilen kişi bana:''Kardeş olabilmen için illa aynı karından doğup aynı evde büyümen gerekmiyor sana Tanrı senin arkadaşım dediğin ama sana kız kardeşliğe gönderilmiş bir sürü çok değerli insan verdi bak.''dedi...
Evet gerçekten çok doğru benim bir sürü kız ve erkek kardeşim var ve çok değerliler.
Ha üzüldüklerim yok mu hayal kırıklıklarım yok mu vaaar onlar da insanoğlu/kızı işte bazılarının zaafları var, kıskançlıkları, iş çevirmeceleri ya da kendi hallerinde iyi olsalar bile bir aradayken uyuşamama durumları...En başında sabrederdim hep ama artık zarar vermeye başladığını gördüğüm anda kapıyı gösteriveriyorum,hayatımın kapısını.Elbette üzülüyorum ama yüklerimden kurtulmuş gibi de hafifliyorum ayağıma pranga olacak değil yanıma yoldaş olacak insanlar lazım bana ötesi ise; bana uzak nereye isterse oraya yakın!
8 Mart 2010 Pazartesi
dolu dolu haftasonu!
hayatımın en harika haftasonunu geçirdim desem abartmış olur muyum acaba?
Bu kadar güzellikten sonra yeni bir haftaya, alakasız bir dünyaya sert iniş ise bütün dengelerimi altüst etti!!Sanki hiç yaşamadım bu üç günü; rüya gördüm de kendim yaşadım zannettim bilemiyorum..
en acı olanı da harika geçirdiğin zamana bile sevinememek...Neden???
-çünkü canımmm zamanımız hiç bize yetemeden yine geri döndü..bir daha ne zaman görürüm o bile belli değil ve ben dağılmış durumdayım;pıtır pıtır dökülüyor parçalarım onu otobüse bindirdiğim andan beri..içimde bir sürü minyatür tuğçe var birbiriyle tartışan bense hangisinin dediğine bakayım şaşırıyorum.
bugün kadınlar günü evet
PAZAR:biraz dinlenelim saat 10 gibi buluşalım demişti ozan ama tuğçe 7de hortlayıp da o saate kadar dayanır mı??ozan izmirde ve ben onu saat 10da göreceğim yooaak yaaa!:)))9olmadan ben geliyorum deyiverdim iyi ki de öyle yaptım hiç pişman değilim:)önce istanbula otobüs biletini aldık:( sonra da ÇEŞME!!
mevsim dışı olduğu için ne kadar sessiz ne kadar sakindi.Önce kalesi müzesi gezildi sonra da etrafı ama anlamadığımız bir şey ki yazın öyle akın akın insanın geldiği yer burası mı???belki hava kapalı olduğu için öyle hissettik ya da merkezinde bulunup başka bir yerine gitmediğimiz için gördüğümüz yer öyle geldi bilemiyorum.Her şeye rağmen Çeşme de gezilesi yerler arasında!Haliyle pazar günü içim yavaştan yavaştan ezilmeye başladı;biri gideceği zaman ya da ben sevdiklerimden ayrılacağım zaman hep olur bu içim ezilir,burulur, karnım ağrır, ateşim çıkar....
yolcu etmekse en zoru..Her zaman söz veriyorum yok ağlamayacağım bu sefer diye tabi ki yaş bu durur mu gözde???
İşte sevgili güncem bu da böylesi bir hafta sonuydu büyük mutluluklar küçük ayrılıklar barındıran gezgin ruhu yükselmiş macera ve huzuru nasıl olup da aynı anda yaşadığıma inanamadığım dolu bir haftasonu..Bittiğine üzülmemeli gün saymaya başlamalı der mantık tarafım artık.Şükür,buna da şükür hayatımda olduğunu bilmek,kalbinin benimle attığını bilmek bundan emin olmak bile ne büyük bir lütüf!O yüzden geçirdiğim günlere, gelebilmesine şükür...
AKKUM SAHİLİ
Bu kadar güzellikten sonra yeni bir haftaya, alakasız bir dünyaya sert iniş ise bütün dengelerimi altüst etti!!Sanki hiç yaşamadım bu üç günü; rüya gördüm de kendim yaşadım zannettim bilemiyorum..
en acı olanı da harika geçirdiğin zamana bile sevinememek...Neden???
-çünkü canımmm zamanımız hiç bize yetemeden yine geri döndü..bir daha ne zaman görürüm o bile belli değil ve ben dağılmış durumdayım;pıtır pıtır dökülüyor parçalarım onu otobüse bindirdiğim andan beri..içimde bir sürü minyatür tuğçe var birbiriyle tartışan bense hangisinin dediğine bakayım şaşırıyorum.
bugün kadınlar günü evet
bugün 29.ay evet
ama gözleri dalıp giden bir ben var ki benden içeri..
Gelelim bu haftasonunun güzelliklerine;özetle:
CUMA:kavuşma heyecanı, terminalde saatlerce süren bekleyiş beklemekten öte kalp çarpıntısı veee ver elini KORDON, mis gibi kahvaltı keyfi; denize karşı izmir'e karşı cana karşı...sonra ise ani bir kararla SEFERİHİSAR-SIĞACIK-AKKUM cennet böyle bir yer herhalde diye düşünmeden edemiyor insan!tam mutlu mesut dolaşırken baharın tam gaz gelmesinin etkisiyle alerjilerim yine kendini gösterdi ama inanır mısın günce kıpkırmızı kesilip günler boyu(hatta hala)hatır hatır kaşınmak umrumda bile değildi!akşam üstü,güneşin batmasına yakın köy kahvesinde yenen gözlemeler, körfezde güneşi batırmak, yüzlerce kare fotoğraf çekmek, sokaklarda elele dolaşmak,kediyle köpekle oynamak, köy ahalisiyle muhabbeti koyultmak, çocuklara gülümsemek, yakar topa yanan şahıslar olarak iştirak etmek, gece başbaşa canlı müzik....daha ne desem ki:)
CUMARTESİ:denize ve izmir'e tepeden bakarak başbaşa kahvaltı,varyanttan yürüyerek inme macerası ve ve oyuncak müzesi!!Çıldırdık oradaki oyuncakları gördükçe; değişik ülkelerden derlenen oyuncaklar ki çoğunluğu 1950-1960 yılları arasndan kalma,o kadar ince o kadar estetik ki onlar şimdikiler de oyuncak mı demeden edemiyor insan!gerçi ben yine şanslıyım dedemlerin evinde bir sandık odası vardır ve orda çogu şey saklanır özellikle manevi değeri olanlar,küçükken de dedemin annemin oyuncaklarıyla oynamışlığım çoktur ki aynılarını müzede de görüp çığlıkları basıverdim:))fotoğraf çekinmeler falan derken yine yürüye yürüye merkeze kadar indik senenin ilk çağlasını birlikte yedik denize karşı:)biraz serin olmasına rağmen yine de harika bir gündü canımızı sıkan tek şey o kadar özenerek gittiğimiz fasıldı..Hiç hoş değildi bilmiyorum mafya tipi adamlar falan etrafta sivri burun takım elbise kel kafa dolaşanlar derken verdiğimiz paraya yazıklar olsun deyip vestiyerde de ayrı kazıklanıp oradan kurtulduk!
PAZAR:biraz dinlenelim saat 10 gibi buluşalım demişti ozan ama tuğçe 7de hortlayıp da o saate kadar dayanır mı??ozan izmirde ve ben onu saat 10da göreceğim yooaak yaaa!:)))9olmadan ben geliyorum deyiverdim iyi ki de öyle yaptım hiç pişman değilim:)önce istanbula otobüs biletini aldık:( sonra da ÇEŞME!!
mevsim dışı olduğu için ne kadar sessiz ne kadar sakindi.Önce kalesi müzesi gezildi sonra da etrafı ama anlamadığımız bir şey ki yazın öyle akın akın insanın geldiği yer burası mı???belki hava kapalı olduğu için öyle hissettik ya da merkezinde bulunup başka bir yerine gitmediğimiz için gördüğümüz yer öyle geldi bilemiyorum.Her şeye rağmen Çeşme de gezilesi yerler arasında!Haliyle pazar günü içim yavaştan yavaştan ezilmeye başladı;biri gideceği zaman ya da ben sevdiklerimden ayrılacağım zaman hep olur bu içim ezilir,burulur, karnım ağrır, ateşim çıkar....
yolcu etmekse en zoru..Her zaman söz veriyorum yok ağlamayacağım bu sefer diye tabi ki yaş bu durur mu gözde???
İşte sevgili güncem bu da böylesi bir hafta sonuydu büyük mutluluklar küçük ayrılıklar barındıran gezgin ruhu yükselmiş macera ve huzuru nasıl olup da aynı anda yaşadığıma inanamadığım dolu bir haftasonu..Bittiğine üzülmemeli gün saymaya başlamalı der mantık tarafım artık.Şükür,buna da şükür hayatımda olduğunu bilmek,kalbinin benimle attığını bilmek bundan emin olmak bile ne büyük bir lütüf!O yüzden geçirdiğim günlere, gelebilmesine şükür...
AKKUM SAHİLİ
ÇEŞME SAHİLİ
SIĞACIK KALESİ
ÇEŞME
ÇEŞME
SIĞACIK BALIKÇI TEKNELERİ
SIĞACIK KÖRFEZİ
Etiketler:
AŞK,
büyük mutluluklar,
ENERJİ,
gezgin ruh,
UMUT
18 Şubat 2010 Perşembe
koltuk sevdam!!
ve ve ve sonunda oldu!yazamadığım süre zarfı içinde işe alındım ve ilk işime de başlamış oldum!bu satırları kendi masamda yazmaktayım efendim:))utanmasam masama koltuğuma sarılacağım o kadar yani heyecanlıyız mutluyuz kısacası:)))(görmemişin çocuğu hali)!ama benim için gerçekten çok çok önemli,hayatımı geçireceğim mesleğe ilk adım!
seviyorum yahu bu ortamı:)))
seviyorum yahu bu ortamı:)))
15 Şubat 2010 Pazartesi
AŞK
sevgililer günü yazımı erken yazmışım!gün asıl dışarı çıktıktan sonra başlıyormuş da benim haberim yokmuş!o da nasıl oluyor??aynen şöyle:
vakti zamanında biz ozanla konuşmuştuk sevgililer günü gibi bir şeyden hoşlanmadığımı, anlamsız geldiğini hatta kapital düzenin bir oyunu, para tuzağı olduğu gibi incileri dizi dizi dizmiştim!tabi böyle olunca öyle ahım şahım bir kutlama yapmadık(hala daha istemiyorum suyunu çıkarmayı).sözle kutlarız biz o kadar..
bu sene çok küçük bir armağanım vardı ona gönderdim, kutladım;ama kutlanmadım!
hediyemi çok beğeniyor çok çok teşekkür ediyor ama iki dudağının arasından kutlu olsun çıkmıyor da çıkmıyor!belli etmemeye çalışıyorum ama bozuluyorum tabi..
ben yurttan çıkmadan önce de konuşuyoruz 'ne gerek var bu saatte çıkmana biraz dinlen kitap falan oku öyle çık..' gibi bir şeyler söylüyor.İçimden 'Allaaaah diyorum kesin kargoda falan bi paket var onu beklememi istiyor:))'diyorum..
böyle böyle yarım saat geçiyor bir saat geçiyor iki saat geçiyor ne gelen var ne giden...sinir katsayım biraz daha artıyor her geçen an ve en sonunda beklemekten vazgeçiyorum çıkıyorum dışarı.kapris ise tavan!!tamam artık o gün benim için bitti zaten gereksiz bir gündü üstelik saçma bir şey sevgilinin sadece bir günü olması vs vs mantık tarafım bunları söylerken kalbim ter ter tepiniyor engel olamıyorum; bir kere sinirlendim ya...
vakıftan çıkmak üzereyken konuşuyoruz alsancağa git diyor hem gezersin açılırsın alışveriş yaparsın falan diyor hepsini hı hı hı hı tekdüzesiyle cevaplıyorum...alsancağa gidiyorum bir mesaj ve bir adres;bir dükkan adresi..merak ediyorsan git diyor tabi ki bayan merak koştur koştur buluyor orayı....
bir çiçekçi....giriyorum içeri..bana bir şey varmış burda almam gereken diyorum...kucağımda kocaman bir demet...7 kırmızı gül yeşillikler içinde..ve bir kart;içi bende gizli....yanaklarım alev alev,ağzım kulaklarımda ama bir de bakıyorum yanaklarım ıpıslak....
bundan güzel bir hediye bir süpriz olamazdı sanırım....düşünmesi bile ne kadar hoş..üstelik taa istanbuldan bunu ayarlamaya çalışması..(erencm de sağolsun;ne varsa lise dostlarında var)
İYİ Kİ HAYATIMDA O VAR; İYİ Kİ AŞK VAR HAYATIMDA!
vakti zamanında biz ozanla konuşmuştuk sevgililer günü gibi bir şeyden hoşlanmadığımı, anlamsız geldiğini hatta kapital düzenin bir oyunu, para tuzağı olduğu gibi incileri dizi dizi dizmiştim!tabi böyle olunca öyle ahım şahım bir kutlama yapmadık(hala daha istemiyorum suyunu çıkarmayı).sözle kutlarız biz o kadar..
bu sene çok küçük bir armağanım vardı ona gönderdim, kutladım;ama kutlanmadım!
hediyemi çok beğeniyor çok çok teşekkür ediyor ama iki dudağının arasından kutlu olsun çıkmıyor da çıkmıyor!belli etmemeye çalışıyorum ama bozuluyorum tabi..
ben yurttan çıkmadan önce de konuşuyoruz 'ne gerek var bu saatte çıkmana biraz dinlen kitap falan oku öyle çık..' gibi bir şeyler söylüyor.İçimden 'Allaaaah diyorum kesin kargoda falan bi paket var onu beklememi istiyor:))'diyorum..
böyle böyle yarım saat geçiyor bir saat geçiyor iki saat geçiyor ne gelen var ne giden...sinir katsayım biraz daha artıyor her geçen an ve en sonunda beklemekten vazgeçiyorum çıkıyorum dışarı.kapris ise tavan!!tamam artık o gün benim için bitti zaten gereksiz bir gündü üstelik saçma bir şey sevgilinin sadece bir günü olması vs vs mantık tarafım bunları söylerken kalbim ter ter tepiniyor engel olamıyorum; bir kere sinirlendim ya...
vakıftan çıkmak üzereyken konuşuyoruz alsancağa git diyor hem gezersin açılırsın alışveriş yaparsın falan diyor hepsini hı hı hı hı tekdüzesiyle cevaplıyorum...alsancağa gidiyorum bir mesaj ve bir adres;bir dükkan adresi..merak ediyorsan git diyor tabi ki bayan merak koştur koştur buluyor orayı....
bir çiçekçi....giriyorum içeri..bana bir şey varmış burda almam gereken diyorum...kucağımda kocaman bir demet...7 kırmızı gül yeşillikler içinde..ve bir kart;içi bende gizli....yanaklarım alev alev,ağzım kulaklarımda ama bir de bakıyorum yanaklarım ıpıslak....
bundan güzel bir hediye bir süpriz olamazdı sanırım....düşünmesi bile ne kadar hoş..üstelik taa istanbuldan bunu ayarlamaya çalışması..(erencm de sağolsun;ne varsa lise dostlarında var)
İYİ Kİ HAYATIMDA O VAR; İYİ Kİ AŞK VAR HAYATIMDA!
4 Ocak 2010 Pazartesi
yılbaşı güncesi:))

hayır hayır bugün unutulası bir gün olabilir ama önce yılbaşını anlatmalıyım:))
efendim öncelikle söylemeliyim ki salı ve çarşamba günleri birbirinden güzel hediyelerle şımartıldım:)))senemim küpecikler hediye etti pek severim diye pelino umay umay ın şahane ötesi bir kitabı'bütün güzel çocuklar şüpheli'yi hediye etti ki hemen hemen hemen okudum bitirdim.amma gülüşüm ün hediyesi öyle bir hediye ki benden içeri:))))yılbaşı uğuru:)) evet aynı dediğim gibi şımartıldım şımardım:)))
yılbaşı süprizimde ise hiç şüphe yaratmadım:)amacıma ulaştım:)hatta ve hatta o kadar başarılı oldum ki nerdeyse sokakta kalacaktım:)))dedem ne sesimi ne de yüzümü tanıdı:)kapıyı açtıkları an unutulmazlar listesine girdi benim için:))
oğuzun tepkisi ise apayrıydı(kardeşceğizim öyle duygularını dışarı vuramaz da pek) ama hissettim ne kadar mutlu olduğunu, pır pır ettiğini..yavru kuş..
yorgunluğumu belli etmemeye çalışsam da gecenin ilerleyen saatleri ve yenen bir sürü yemekle birlikte göz kapaklarım düştükçe düştü..aman allah nasıl tatlı bir uykudur o:)))en son olarak tombala zarının üzerindeki 6 sayısını 66 olarak görmeye başlayınca dayanmaya çalışmanın sahte bir kahramanlık çabası olacağını anladım:)))yılbaşına girdik sarıldık öptük birbirimizi ve ardı rüya:)))))
cuma ve cumartesi ise bol bol yemece ,kardeşle birlikte çalışmaca(malum ikimizin de sınavlar),öpüş koklaş oynaş:))))
güzel bir yılbaşı keyifli bir haftasonuydu daha da önemlisi İYİ BİR BAŞLANGIÇTI..
yılın ilk sınavındaki talihsizliklerimin de devamı gelmez umarım sadece bununla sınırlı kalır!aynı anda iki tükenmez kalemin birden tükenmesi ne demektir yahu???buna anca benim ultra şanssızlığım sebep olabilir eminim...neyse artık yapacak birşey yok; yaptım, çıktım, kızdım, ağladım, geçti gitti..
ÖZLENENLER:ANNİ!OZAN!NEŞEM!ESİN!BURAK!
HAMİŞ:onlar hakkında da akıllandım artık(bu sefer umuyorum ki o sahte yakınlığa aldanmayacağım)..kulağıma küpe olsun
27 Aralık 2009 Pazar
yeni yıl yeni yıl yeni yıl:)))))
veeeee dün gece erken erken de olsa yurt partisi yaptık!!uzun zamandır bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum saatlerce her telden dans dans dans:))))özellikle dünkü ceza 'cezası'ndan dolayı uğradığım hezimeti atlatmama yardımcı oldu zaten artık olan oldu yapacak birşey yok...
neyse kötü şeylerden bahsetmek yok!bugün o kadar güzel bir hava vardı ki izmirde nisan havası gibi:)))yanımda da DUYGUm da olunca saatlerce çene çalmaca havanın da kıymetini bilip yürümece!mutluyum!yurda gelip de ders çalışmaya başladıktan sonra burak aradı kartım gitmiş:))))ona da mutlu oldum!
AŞK zaten hep yanımda her an!İYİ Kİ O İYİ Kİ VAR!!VARLIĞINA ŞÜKÜR
neyse kötü şeylerden bahsetmek yok!bugün o kadar güzel bir hava vardı ki izmirde nisan havası gibi:)))yanımda da DUYGUm da olunca saatlerce çene çalmaca havanın da kıymetini bilip yürümece!mutluyum!yurda gelip de ders çalışmaya başladıktan sonra burak aradı kartım gitmiş:))))ona da mutlu oldum!
AŞK zaten hep yanımda her an!İYİ Kİ O İYİ Kİ VAR!!VARLIĞINA ŞÜKÜR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
