yazacak hiçbir şeyim yok çünkü hiçbir şey yapmıyorum sadece zaman geçiriyorum hatta geçsin diye zamanın gözünün içine bakıyorum.Ama yazmak geliyor içimden yazacak bir şey olmamasına rağmen.Defterimi de evde unutmuşum,hoş yanımda olsa ne yazar..
Konuşmak bile bir külfet geliyor artık.Günlerdir Neşe'yle bile konuşmadım içimden gelmiyor ağzımı açmak.
Dün alışveriş merkezi gezdik kardeşimle beraber, bir kaç parça bir şey de aldım o bile keyif vermedi.Mutlu olamıyorum bu korkunç bir şey!!
Ne güzel varlığını unutturmuştu bu hastalık da!Ama kötü gün meraklısıymış belli oldu..İlaç almadan kalkamıyorum, ilaç da bütün bünyemi mahvediyor geldi mi gelir ya üst üste;kötü enerji kötü enerjiyi çekiyor biliyorum ama inan dahasına halim yok.Hep iyi olmak zorunda değilim ya biraz da böyle gitsin bakalım.
Zaman kaybediyorum, hayatımdan çalıyorum ama karşı çıkamıyorum buna bak işte dört göz beklediğim yaz tatilim bitiyor işte kendi kendime gavur ettim tatilimi de...2010 bana yaramadı sevmedim işte ben bu seneyi hem de hiç sevemedim yordu üzdü çok çok...Ertelediğimi fark ettim çoğu şeyi;kötü konularda özellikle,kaçıyorum galiba erteleyerek kurtulabileceğimi düşünüyorum.Yapmayacağım bunu canım yanacaksa yanacak o an daha da büyümeden.
Ne koyverebiliyorum her şeyi ne de tutabiliyorum öööyyylee arada salak bir haller.Kendime fazla geliyorum çoğu zaman, kendime tahammül edemiyorum.
unutulası şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
unutulası şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ağustos 2010 Pazar
29 Temmuz 2010 Perşembe
..
yapamıyorum, olmuyor.
bu halimi hiç sevmiyorum,sevilecek bi halim de yok ya neyse...
of,geçmeli ama geçmesi lazım..
uyuyan güzele nasıl da özeniyorum..Bir uyusam, uyandığımda zaman geçmiş olsa iki üç yıl geçse her şey geçse..
bu halimi hiç sevmiyorum,sevilecek bi halim de yok ya neyse...
of,geçmeli ama geçmesi lazım..
uyuyan güzele nasıl da özeniyorum..Bir uyusam, uyandığımda zaman geçmiş olsa iki üç yıl geçse her şey geçse..
25 Temmuz 2010 Pazar
...
Mutsuzluktan ölüyorum resmen.AAAAUUUUÜÜÜHHHOOOOO diye uluya uluya ağlayasım var,yine hastayım zaten;gözlerim burnum..Ben yapıyorum işte, fotoğraftaki gibi kalemimle ben çiziyorum onu ama yine de engel olamıyorum çizmeye..Birden bir sinirlendim ettim sonra da bu hal işte ama dediğim gibi mutsuzluğun dibine vurdum!Ağız dolusu bi küfür edesim var, her kelimenin başına laaaayynnn koyup da konuşasım var!!Nasıl huysuzum anlatamam, kendime zor tahammül ediyorum.Annemle babama azıcık bulaşayım dedim çok işimiz var deyip evden koşar adım uzaklaştılar sataşamadım da:)))
Naaapsam naapsam diye düşünürken bir hamak alıp sallanmak fikri geldi aklıma ilkin sonra 'özgün ol kızım' dedim!Sitenin bahçesindeki minik sevimli yavru kedilerden birini evlat mı edinsem dedim annemin sesi uğultu halinde beynimde yankılandı vazgeçtim..Hem ne hakkım var canım küçücük hayvanı annesinden kardeşlerinden ayırıp eve hapsetmeye!Su kaplumbağası alayım dedim o da çok teferruatlı her şeyi iyi güzel de ben onu her seferinde yurda nasıl götürüp getireceğim koca akvaryum..Hazır evde fanus da varken japon balığı alayım, ne zamandır beslemiyordum dedim, internetten araştırdım meğersem fanusta balık bakılmazmış!!!!Yıllar yılı bakmıştım ben ama gayet de sağlıklı ve mutlulardı benim balıklarım!Bilemedim valla okuduklarımdan çok etkilendim 'acı çeken balıklar' teması, vicdan yaptım...
Kaktüs alıp ona bakayım bari!Bir şeyleri sahiplenmeye ve onunla ilgilenmeye ihtiyacım var benim.Kaktüsümün dikenlerini sayıp 'aaaa dün 102ydi bak bugün 105 olmuş,büyüyor yavrum' gibi şeyler demem lazım:))
Menekşem var aslında 'minik' adı ama bakamıyorum ona elim gitmiyor sanki ellersem dokunursam ölecek gibi geliyor,yaklaşamıyorum.Kendi kendime böyle kuruyorum işte dokunursam ölecekmiş falan da filan!
Kitap yazayım bile dedim bu sabah ne yazacaksam artık:)Sonra seramik yapayım dedim sonra resim yapayım dedim en son kitap okumaya devam etme kararı aldım:)))Özene bezene çektiğim fotoğraflarım vardı düzenlenecek klasörlenecek onları da ayırdım,köşelerine adımı iliştirdim o iş de bitti,kitabımı (imparator çay bahçesi)da bitirdim hatta Shakespeare'in Macbeth'e de başladım o da biter her halde bugün.Dün Çağan Irmak'ın Karanlıktakiler filmini izledim;hikayesi hoştu ama beni alıp da götüren bir filim değildi.Bugün de Ulak'ı izlemeyi düşünüyorum bakalım fantastik bir kurguya benziyor meraktayım o sebepten.
Yine bir yere gidesim var fazla kalamıyorum bu aralar gittiğim yerlerde.Hiç bir yerde uzun kalmak oraya yerleşmek istemiyorum.Sanki bir yerde uzun kalırsam bir daha çıkamayacakmışım gibi geliyor.Dedim ya bir TUHAFIM işte...
Etiketler:
manasızlıklar,
mutsuzluk,
unutulası şeyler
20 Ocak 2010 Çarşamba
UĞURSUZLUK!
bir uğursuzluktur gidiyor...her şey mi ters olabilir??
hata var bir yerlerde ama bakalım..umarım düzelebilecek olanlar düzelir düzelemeyecek olanlara dayanılabilir...
hata var bir yerlerde ama bakalım..umarım düzelebilecek olanlar düzelir düzelemeyecek olanlara dayanılabilir...
15 Ocak 2010 Cuma
geldi mi hepsi gelir!!!
herşey her zaman üstüste mi gelmek zorunda???
en azından benim için böyle..ne zaman kötü bir şey olsa onun ardı arkası kesilmez hepsi bir anda geliverir!içimdeki saçma sapan sıkıntıların da buna delalet olduğunu düşünmekteyim artık.neler olduğunu yazıp tekrar tekrar tekrar gün yüzüne çıkarmak istemiyorum zehrimi attım:çooook uzun zamandır ağlamadığım kadarını ağladım şu bir kaç günde..sis perdesi içinde dolaştım..ama artık yapılacak bir şey yok;içimi de hafiflettiğime göre artık açmamalı bu konuları.
dün NEŞEnin de dediği gibi kötü şeylere naapıyoruzzz:üstüne sünger çekip devam ediyoruz!!(artık gel neşem..sadece telefon yetmiyor ki..)
dün,daha fazla üzülmeme dayanamadığı için ozan tekrar geldi..onu da üzmek istemiyorum; hem onun için hem kendim için iyiyim artık(yoksa yavrum günlerini trenlerde geçirecek:D)bu arada esinimi görmek onunla vakit geçirmek yine çok güzeldi değil mi dost:))))
NOT:bazı şeylerden bir süre için bile olsa uzaklaşmak iyi oldu aslında arınmak gerek!!
(eklemek istediğim fotoğraflar var ama sonraki postta artık)
SON:çiçeklerimize bakıp tekrardan umutlanıyorum ozan!menekşemiz güllerimiz kış çiçeğimiz..bana güç veriyorlar dayanacağız biliyorum; iki sene ama, evet olacak!!
en azından benim için böyle..ne zaman kötü bir şey olsa onun ardı arkası kesilmez hepsi bir anda geliverir!içimdeki saçma sapan sıkıntıların da buna delalet olduğunu düşünmekteyim artık.neler olduğunu yazıp tekrar tekrar tekrar gün yüzüne çıkarmak istemiyorum zehrimi attım:çooook uzun zamandır ağlamadığım kadarını ağladım şu bir kaç günde..sis perdesi içinde dolaştım..ama artık yapılacak bir şey yok;içimi de hafiflettiğime göre artık açmamalı bu konuları.
dün NEŞEnin de dediği gibi kötü şeylere naapıyoruzzz:üstüne sünger çekip devam ediyoruz!!(artık gel neşem..sadece telefon yetmiyor ki..)
dün,daha fazla üzülmeme dayanamadığı için ozan tekrar geldi..onu da üzmek istemiyorum; hem onun için hem kendim için iyiyim artık(yoksa yavrum günlerini trenlerde geçirecek:D)bu arada esinimi görmek onunla vakit geçirmek yine çok güzeldi değil mi dost:))))
NOT:bazı şeylerden bir süre için bile olsa uzaklaşmak iyi oldu aslında arınmak gerek!!
(eklemek istediğim fotoğraflar var ama sonraki postta artık)
SON:çiçeklerimize bakıp tekrardan umutlanıyorum ozan!menekşemiz güllerimiz kış çiçeğimiz..bana güç veriyorlar dayanacağız biliyorum; iki sene ama, evet olacak!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
